Nis 24, 2012

İnsan Kaynakları Departmanları Nasıl Daha Yaratıcı Olabilir?

İnsan Kaynakları Departmanları Nasıl Daha Yaratıcı Olabilir?

Şirketlerin günümüzün dinamizmi içinde karşılaştıkları işe alım zorlukları, en iyileri bulup, şirketlerin büyüme hızına uygun bir şekilde şirket kültürüne alıştırmak zorunluluğu ile ikiye katlanıyor.  Bunu yaparken, bir yandan da kurumdaki mevcut tutkuyu ve bağlılığı tehlikeye atmamak üst yönetimlerin korkulu rüyası haline geliyor.

1990’lı yılların başında insan kaynakları alanında ortaya çıkan “kafeterya” yöntemleri ile çalışanların yan menfaatler arasından kendi ihtiyaçlarına uygun olanı seçmesi ya da cuma günleri serbest kıyafetle ofise gelebilmek gibi yenilikçi fikirler günümüzün yaratıcı uygulamaları arasında yetersiz kalıyor. Günümüzde genç kuşağın şirketlere olan bağlılıkları aldıkları maddesel faydaların ötesinde, çalışma ortamlarının kendi hayatlarına kattığı anlam ile ölçülüyor. Yapılan çoğu çalışan memnuniyeti araştırmalarında ortaya çıkan gereksinim, işyerinde çalışma arzusunu getirecek “heyecanı”  yaratabilmek…  Çalışanlara yönelik yaklaşımların temel amacı “daha fazla satışı” getirecek kriterleri yaratmak olsa da, bu giderek ofis ortamına “neşe ve heyecanı” getirebilmek şeklini alıyor.

* İşyerinde açık ve sürekli iletişimi olanaklı kılmak adına üst yönetimin gün boyu “erişilebilir” olduğu mesajını verecek şekilde “açık kapı” uygulaması,

*  Çalışanlar arasında ekip ruhu yaratmak amacıyla düzenlenen “happy hour”lar, piknikler, sıklıkla uygulanan turnuvalar,

* Doğum günü kutlamaları,

* Müşteri memnuniyeti anketlerinden alınan geribildirimlerin çalışanlarla paylaşılması,

* Ücret dışı yan menfaatler arasından (özel sağlık sigortası, bireysel emeklilik, eğitim yardımı vb gibi) çalışanın kişisel ihtiyaçları doğrultusunda seçim yapma olanağı.

Bu gibi yöntemler yaygın olarak kullanılan ancak son 20 yıl içinde neredeyse klasikleşmiş uygulamalar arasında sayılıyor. Şimdilerde daha da “çerçevenin dışında” düşünmek yoluyla yaratılan yenilikçi insan kaynakları uygulamaları sahnedeki yerlerini alıyor:

* Günlük çalışma saatleri arasında çalışanın arzu ettiği bir zamanda 20 dakikalık boyun ve sırt masajı,

* Özellikle yoğun stres altında çalışan kişilerin her yıl 1 çalışma gününü “minder” günü ilan ederek işe gelmemesi, o günü evinde dinlenerek geçirmesi,

* Gün içinde belli saatlerde ücretsiz meyve ikramı,

* Uluslararası faaliyet gösteren şirketlerde farklı yerlerde çalışanların sürekli web cam aracılığı ile iletişim içinde olması,

Yukarıda sayılan yöntemler gibi, henüz yeni yeni duyulmaya başlayan uygulamaların zaman içinde yerlerini daha da yenilerine bırakacağına hiç kuşku yok.

Kaynak: Bu yazı, Kolay iletişim tarafından, KobiFinans için, Nil Ekinci’nin Kaynak dergisisinde yayınlanan yazısından derlenmiştir.

 

Facebook Twitter Linkedin Email

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>